ÖNERİ NO: 2 Sağlıkta Akreditasyon Ve Sağlık Hizmeti Sonuçlarına Etkisi

Sağlıkta Akreditasyon Sağlık Hizmeti Sonuçlarına Ölçülebilir Etkisi (TÜSKA ya Sunduğumuz Öneri)

sağlıkta akreditasyon

Türkiye’deki sağlık hizmetlerinin sürekli iyileştirme hedefi doğrultusunda, SAS ve SKS nin yapısal ve süreç odaklı önemli faydaları vardır. Ancak bu faydalarının yanı sıra akreditasyon standartlarının dünya genelinde sağlık hizmetine sonuçlarına ölçülebilir etkisine yönelik farklı görüşler bulunmaktadır. Klinik sonuçlara doğrudan ve ölçülebilir bir şekilde yansımasını sağlamaya yönelik kaygılar ortaya çıkmaktadır.

Sonuç Odaklı Sağlıkta Akreditasyon konulu Önerilerimiz Ve TÜSKA

Sonuç Odaklı Sağlıkta Akreditasyon konulu önerilerimizi TÜSKA ‘ne (Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü) sunduk. 18.09.2025 tarih ve 2503833003 sayılı yazılı başvuru ile ilettik.

Sunulan öneriler, sağlıkta akreditasyonunun klinik sonuçlar üzerindeki etkisi üzerine yapılan mevcut yayınların analizi ile hazırlanmıştır. Bu analizde, akreditasyonun faydalarını ve zorluklarını ele alan bilimsel çalışmalar, raporlar ve mevcut sağlık kalite yönetim sistemleri incelenmiştir. Uluslararası akreditasyon kuruluşlarının raporları, bu sistemlerin klinik etkililiği hakkında farklı görüşler ortaya koymaktadır.

Bu öneri yazısı, TÜSKA SAS nın, hasta güvenliğini ve hizmet kalitesini sürekli olarak artırması için atılabilecek somut adımları içermektedir.

TÜSKA SAS Amaçları ve Sağladığı Faydalar:

SAS ve sağlıkta akreditasyon süreci, sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmayı hedefleyen güçlü bir araçtır. Bu süreç, sadece hastane süreçlerini ve yapılarını iyileştirmekle kalmaz. Aynı zamanda hasta güvenliği bilincini de kurumsal bir kültür haline getirmeyi hedefler. Sağlık kuruluşları için uluslararası tanınırlık sağlarken, hastalar için güven ve güvence kaynağı oluşturur. Akredite olmak, bir sağlık kuruluşunun belirli standartlara uyduğunu ve hizmet kalitesine olan bağlılığını kanıtlar. Bu, hem yerli hem de uluslararası hastalar için önemli bir karar verme kriteridir.

Sağlıkta Akreditasyon Standartlarının Sağlık Hizmeti Sonuçlarına Etkisi:

Akreditasyonun faydaları yaygın olarak kabul edilse de, spesifik klinik sonuçlar üzerindeki doğrudan ve ölçülebilir etkisi hala tartışmalı bir konudur. (cerrahi enfeksiyon oranları, mortalite veya yeniden yatış hızları gibi.) Bazı yayınlar, akreditasyonun dolaylı faydalarının bu spesifik sonuçlara yansıdığını kanıtlamanın oldukça zor olduğunu belirtmektedir. JCI’ın yayınladığı bir literatür incelemesi, akreditasyonun faydalarına dair genel olarak olumlu bir tablo çiziyor. Ama bu genel pozitif algı, somut klinik sonuç göstergelerine dair kanıt boşluğunu tamamen doldurmamaktadır.

Akreditasyonun sağlık hizmeti sonuçlarında somut bir fark yaratmamasının temel nedenlerinden biri, sürecin bir “denetim hazırlığı” faaliyeti olarak algılanmasıdır. Akreditasyon, sağlık kuruluşlarının organizasyonel yapılarını iyileştiren, süreçleri standartlaştıran ve kalite bilincini artıran güçlü bir araçtır. Buna rağmen, tek başına bir sihirli değnek değil. Sağlık hizmeti sonuçlarında gözle görülür ve kalıcı bir fark yaratabilmesi, akreditasyonun sürekli bir iyileştirme döngüsünü tetikleyen bir katalizör olarak kullanılmasıyla mümkündür.

Akreditasyonun sağlık hizmetinin sonuçlarına doğrudan etkisi, veriye dayalı yönetim ve sürekli iyileştirme kültürüyle pekiştirilmediği sürece sınırlı kalabilir. Akredite hastanelerin hasta popülasyonu farklılıkları gibi karıştırıcı değişkenler, akreditasyon ve klinik sonuçlar arasındaki ilişkinin nedensellik bağını kurmayı zorlaştırmaktadır.

Süreç Odaklı Yaklaşıma; Ölçülebilir Sonuç Odaklı Yaklaşımların Entegrasyonu:

Geleneksel akreditasyon modelleri, bir sağlık kuruluşunun yapılarına ve süreçlerine odaklanarak “doğru şeyleri doğru şekilde yapmak” ilkesine dayanır. Bu yaklaşım, belirli prosedürlerin ve protokollerin varlığını ve uygulanmasını denetler. Oysa ileriye dönük bir sağlık hizmeti yönetimi, bu süreç odaklı denetimlerin yanı sıra, “sonuç odaklı” yaklaşımları da entegre etmelidir.

Sonuç odaklı akreditasyon, belirlenen hedeflere ne ölçüde ulaşıldığını değerlendirir.  Veriye dayalı bir model sunar. Bu yaklaşım, bir sağlık kuruluşunun hedeflerini belirlemesine, bu hedeflere ulaşmak için yöntemlerini saptamasına ve sonuçları ölçerek ilerlemeyi takip etmesine olanak tanır. Akreditasyonun minimum standartları sağlamayı hedeflediği yerde, sonuç odaklı yaklaşım sürekli iyileştirmeyi ve bütünsel bir performansı amaçlar.

Sonuç Odaklı Yaklaşımların Entegrasyon Zorlukları:

Sonuç odaklı yaklaşımların entegrasyonu, sağlık kuruluşları için bazı zorlukları da beraberinde getirir. En önemli zorluklardan biri, güvenilir ve geçerli veri toplama ve yönetme kapasitesidir. Veri kalitesi, bu sistemin en kritik parametresidir. Çünkü güvenilir olmayan veriler, yanlış kararlara yol açabilir. Ayrıca, sonuç odaklı bir kültürün yerleşmesi, fikir birliğine dayalı bir değişim gerektirir. İyileştirmeler hemen fark edilemeyebilir, ancak olumlu bir eğilimin varlığı izlenebilir. Akreditasyonun sadece denetimlere hazırlık amaçlı bir faaliyetler zinciri haline gelmesi önlenmelidir. Bunun için, süreç odaklı denetimlerin ölçülebilir sonuç odaklı yaklaşımlarla entegrasyonu gereklidir.

Veri Yönetimi ve Sürekli İyileştirme Kültürü:

Akreditasyonun faydalarını somut sağlık hizmeti sonuçlarına dönüştürmek için veriye dayalı yönetim esastır. Sürekli gelişmenin varlığından söz edebilmek için, ölçüm ve istatistiğin kurum içerisinde yerleşik bir kültür haline gelmesi gerekir. Sağlık kuruluşları, SAS göstergelerini sürekli olarak izlemeli, verilerdeki sapmaları analiz etmeli ve iyileştirme projeleri başlatmalıdır. Sağlıkta Akreditasyon Standartları (SAS) kapsamında belirlenen göstergelerin izlenmesi bölümü, bu süreci destekleyecek standartları içermektedir. Ancak, akredite olacak bir sağlık kuruluşunun göstereceği başarı seviyesine dair net bir eşik değerin belirlenmemiş olması, bu sürecin etkisini sınırlayabilir. Bu durum, sürekli iyileştirme kültürünün yerine sadece denetimlere hazırlık odaklı bir yaklaşımı teşvik edebilir.

Ülkemizde veri yönetimini ve sonuçları izlemek için avantaj olarak Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye Sağlıkta Kalite Göstergeleri Sistemi (TÜR-GÖS) bulunmaktadır. Ayrıca “Gösterge Yönetimi Rehberi” verilerin standart izlenmesini kolaylaştırmaktadır.

Örnek Model: EFQM (European Foundation for Quality Management) Mükemmellik Modeli:

Sonuç odaklı yaklaşımın bir örneği olarak EFQM Mükemmellik Modeli gösterilebilir. Bu modelin temelinde yer alan RADAR (Results, Approach, Deployment, Assessment & Refinement) mantığı, süreç ve sonuç odaklılığın nasıl bütünleştirildiğini açıklar. EFQM, bir kuruluşun nasıl çalıştığı (girdiler) ile neye ulaştığı (sonuçlar) arasındaki ilişkiyi inceler. Model, elde edilen sonuçları (Results). Bu sonuçlara ulaşmak için izlenen yaklaşımları (Approach). Bu yaklaşımların organizasyon içinde ne kadar yayıldığını (Deployment) inceler. Ve tüm süreçlerin ne kadar düzenli değerlendirildiğini (Assessment & Refinement) sistematik bir şekilde analiz eder. Bu model, kuruluşların stratejik hedeflere ulaşma başarısını somut verilerle kanıtlamasını ister.

1. Akreditasyonun Sağlık Hizmeti Sonuçlarına Etkisini Artırmaya Yönelik Öneriler:

Türkiye sağlık hizmetlerinde akreditasyonun sağlık hizmeti sonuçlarına olan etkisini maksimize etmek için, süreç odaklı ve sonuç odaklı yaklaşımların entegrasyonu gereklidir. Bu amaçla aşağıdaki önerilerimi sunuyorum:

2. Merkezi Veri Toplama Sistemi Kurulumu ve Kullanımı:

TÜSKA-NET sisteminin, tüm sağlık kuruluşlarının (akredite olsun veya olmasın) SAS Gösterge Verilerini yükleyebileceği bir altyapıya dönüştürülmesi önerilir. Bu sistem, aynı zamanda Sağlık Bakanlığı Kurumsal Kalite Sistemi (SBKKS) bünyesindeki TÜR-GÖS ile entegre bir şekilde çalışabilir. (Türkiye Sağlıkta Kalite Göstergeleri Sistemi). Veriler, TÜR-GÖS’e zaten girildiği için, bu verilerin analiz edilerek sonuçların sağlık kuruluşu yöneticileriyle paylaşılması büyük önem taşımaktadır. Halihazırda bu verilerin sonuçları (ulusal ortalamalar vb.) sağlık kuruluşu yönetimleri ile paylaşılmamaktadır.

3. Ulusal Hedef ve Eşik Değerlerin Belirlenmesi:

Her bir SAS göstergesi için ulusal bir ortalama veya hedef değer belirlenmelidir. Akreditasyon belge denetimleri ve yeniden denetimlerinde sonuç odaklı beklentiler olmalıdır. Akredite olan bir sağlık kuruluşundan, en azından bu ulusal hedefe ulaşmış veya Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergilemesi beklenmelidir. Bu yaklaşım, her sağlık kuruluşunu ulusal hedeflere ulaşmak ve ülke ortalamasını geçmek için sürekli iyileştirme faaliyetlerine yöneltecektir. Böylece ülke genelindeki sağlık hizmeti sonuçları da olumlu etkilenecektir.

4. Veri Doğruluğu Denetimlerinin Güçlendirilmesi:

Gösterge verilerinin doğruluğu, SAS Göstergelerin İzlenmesi bölümünde yer alan standartlara göre denetimlerde incelenmeye devam edilmelidir. Veri kalitesi, sistemin güvenilirliği açısından hayati öneme sahiptir.

Sonuç

Akreditasyon, Türkiye sağlık sistemine önemli faydalar sağlamaya devam ediyor. Ancak bu faydaların sağlık hizmeti sonuçlarına doğrudan yansımasını sağlanmalıdır. Sonuçlar ölçülebilir gözlenmelidir. Akreditasyon modelinin süreç odaklı denetimin yanı sıra sonuç odaklı, veriye dayalı bir yaklaşımın da göz önüne alınması gereklidir.  Yukarıda belirtilen öneriler, bu değişimin sağlanmasına yardımcı olacak somut adımları içermektedir. Bu adımların atılması, Türkiye’deki sağlık kuruluşlarının sadece standartlara uymasını değil, aynı zamanda sağlık hizmeti sonuçlarını sürekli olarak iyileştirmesini sağlar. Bu da ulusal sağlık hizmeti sonuçlarını da olumlu etkileyecektir. TÜSKA nın başarısını; ulusal ve uluslararası alanda gücünü artıracaktır. 

Gereğini bilgilerinize saygılarımla arz ederim.

OKAN İLHAN DANIŞMANLIK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin